Öne Çıkanlar otomobil van recep tayyip erdoğan abd ösym sınav

Bu haber kez okundu.

Öcalan'ın sağlığıyla ilgili kaygıları kişisel değil

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Meclis'te bir grup gazeteciyle biraraya gelerek çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazetecilerin, "Öcalan'ın ikinci aşamaya yönelik taleplerinin yeni gelişmeler ışığında ne olduğu" sorusuna yanıt veren Demirtaş, şöyle konuştu:

"Bugüne kadar söylenenin dışında yeni tek bir cümle yok. Demokratik siyasetin önü açılmalı. Silahlar sustu, fikirler, siyaset konuşacak madem; bunun gereği yapılmalı. Onun detaylarını kendisi tartışmıyor. Biz defalarca açıkladık, seçim barajından ifade özgürlüğüne, adil yargılanma hakkından, gösteri hakkına, basın özgürlüğüne kadar... Bizim paket biliniyor. AKP buna ne kadar cevap verecek, sadece BDP'yi değil ama demokrasi isteyen herkesi nasıl tatmin edecek, ancak AKP açıkladıktan sonra bir şey söyleyebiliriz. Şu anda süreç ilerliyor. Taraflar süreci tıkamış falan değil. Birinci aşama dediğimiz ölümlerin durmasıydı; bu neredeyse sağlandı. Şimdi ikinci aşamaya yönelik hükümet ne yapacak? Bunlar açıklanmadan da bizim yeni bir şey söyleme şansımız yok, şu anda hükümeti bekliyoruz."

İKİNCİ AŞAMADA HÜKÜMETİN SOMUT ADIM ATMASI GEREKİR

İkinci aşama ile ilgili tartışmaların başladığını ifade eden Demirtaş, "İkinci aşamanın pratikleşmesi için hükümetin somut adım atması gerekir. Biz bir şey söylüyoruz, hükümet bir şeyler söylüyor. Herkes ikinci aşamaya dair tartışma yürütüyor. Dikkat ederseniz kimse birinci aşamayı tartışmıyor, gerilla ne zaman çekilecek, çekilmeyecek mi, bu tartışmalar yok artık" dedi.

Demirtaş, "Kandil'in çekinceleri neler? Ne uğruna çekildik diye bir sorgulama var mı? İkinci aşamaya ilişkin Kandil'in BDP'ye yüklediği misyon var mı?" sorusuna şöyle yanıt verdi:  "Hükümetin söylemi, adım atma konusundaki tereddütleri, adım konusunda henüz bir açıklama yapmamış olması, bütün bunlar kaygı uyandırıyor. Karakol inşaatlarının devam ediyor olması, koruculuk sistemi, barajlar, özellikle HES'ler, bütün bunlar bir kaygı uyandırıyor ama bu kaygıya dayanarak geri çekilmeyi durdurma söz konusu değil. Süreci de bir yandan işletiyorlar. Ama bunun takvimini kimse veremiyor. Yüzde yüz çekilme ne kadar sürer bilmiyoruz.”

SEÇİMLERE KADAR İLERLEME OLMALI

Sürecin seçim sonucuna sarkmasının doğru olmayacağını belirten Demirtaş, "Seçimlere giderken de Türkiye'nin demokratikleşme konusunda adım atması lazım. En azından seçim demokrasisi, seçim yarışı demokrasisi, siyasi partilerin demokrasisi konusunda bazı değişikliklerin olması lazım. Yerel seçimde baraj uygulanmıyor ama aday belirleme yönteminden propaganda, örgütlenme imkanlarından devletin imkanlarını kullanmaya kadar bir eşitsizlik, dengesizlik var. Bu konuda adım atılması lazım. 8 milletvekili halen tutuklu, binlerce siyasetçi tutuklu. Bu konularda seçime kadar ilerleme olmalı" dedi.

DEVLET HEYETİ BELLİ PERİYOTLARLA GÖRÜŞÜYOR

Devletin, Öcalan ile görüşmelerinin devam ettiğini kaydeden Demirtaş, "Bu görüşmeleri hükümet bence hala değerlendiriyor. Biz daha, negatif ya da pozitif bir şey almış değiliz. Adaya gidersek belki öğrenebiliriz. Ya da önümüzdeki günlerde hükümetle görüşme yaparsak doğrudan bilgi alabiliriz belki. Adalet Bakanlığı'na başvurduk. Bu hafta içinde yeni bir görüşme olabilir. Daha bir izlenim edinmedik. İmralı'da devlet heyeti belli bir periyot halinde Sayın Öcalan ile görüşüyor. Kaç günde bir, bunu bilmiyorum ama iletişimleri, diyalogları var. İkinci aşamayı BDP olarak biz yürütüyoruz. Bizim taleplerimiz ortada. Bunların Sayın Öcalan'ın tersi, zıttı şeyler değil. Kendisi aynı zamanda o örgütün lideri. Bir periyot çerçevesinde örgüt durumunu bildiriyor, o da örgütünden bilgi alıyor, iletişim sağlıyor, mektuplar bunu sağlıyor. Biz yüz yüze görüşüyoruz ama onlar mektupla birbirlerinin durumlarını anlıyor. O mektuplarda sadece talepler vs. yok ki. Birbirinin durumunu da tespit ediyorlar" dedi.

“HÜKÜMET ADIM AT” KAMPANYASI SÜRECEK

Yaşanan süreci Eylül'e kadar nasıl sürdürecekleri konusunda da değerlendirmelerde bulunan Demirtaş,  şöyle konuştu: "Uzun süredir sürecin izlenmesi için komite kurulması talebimiz var. Kendimiz de kurmuştuk zaten. Sahada çalışan faal komitelerimiz var. Meclis Çözüm Komisyonu özellikle bu yaz döneminde biraz aktif olabilir. Genel kurul çalışmıyor diye komisyonların, özellikle çözüm komisyonunun durması, faaliyetlerini sonlandırması doğru olmaz. Komisyon biraz daha çözüm önerileri raporu üzerine çalışabilir, komisyon üyelerinin hepsinin altında imzası olan ortak bir çözüm raporunu hükümete, BDP'ye, kamuoyuna sunabilirler. Bu tür sorunlar çıktığında olayları büyümeden, başka noktalara taşmadan çözebilecek bir diyalog grubunun olması lazım, hükümetle BDP arasında. Çözüm komisyonu da bu görevi yapabilir. Gerçekleri Araştırma Komisyonu da oluşturulmalı. CHP defalarca destek vereceğini belirtti, önergeleri var. AKP hep bundan kaçtı. Bu dönemde böyle bir komisyon kurulursa bütün bu olaylara müdahale etmek çok daha kolay olur. Hakikatleri Araştırma Komisyonu çözüm komisyonunun bir alt komisyonu olarak kurulabilir ya da özgün, ayrı bir komisyon da olabilir. Olağanüstü durumlarda Meclis toplanabilir, bu tür çalışmaları sürdürebilir. Bizim 'Hükümet Adım At' kampanyamız da her yerde yürüyüşlerle, mitinglerle devam edecek.”

ÖCALAN: SAĞLIK KAYGILARIM KİŞİSEL DEĞİL

"Öcalan'ın sağlık durumu kötü mü?" sorusuna da cevap veren Demirtaş, bu konuda şunları ifade etti: "Son görüşmemizde sağlık durumunu problem etmedi. Ama her gittiğimizde elinde bir mendil vardı, sürekli gözlerini siliyor. Gözleri sürekli yaşarıyor, konuşurken gözlerini kapatıyor. Yaşı 64-65. Bulunduğu fiziki koşullarda genç insanın bile ayakta kalması zor. Bir görüşmede şunu söylemişti: 'Sürecin merkezinde ben varım, çağrıyı ben yaptım, ben başlattım. Bu süreç selamete ulaşmadan benim burada çat diye kalbim dursa süreç ne olacak? Benim pozisyonum bu kadar önemliyken süreç açısından herkesin buna dikkat etmesi lazım. Dolayısıyla sağlığımla ilgili dile getirdiğim şeyler, benim kişisel kaygılarım değil, doğru anlaşılsın, hükümete de mesaj verirken hep böyle veriyorum.' Yanındaki tutuklular da söylüyormuş bunu. 'O nedenle koşulların en azından sağlık riskini ortadan kaldıracak şeye kavuşması lazım' diyordu. Hâlâ 14 metrelik hücrede kalıyor, bu doğru değil. Hükümet de bununla ilgili kafa yoruyor. Çok somut bir şey almış değiliz ama böyle görmezden gelebilecekleri bir konu olmadığının farkındayız. Ama ne değişiklik yaparlar, yapılır mı yapılmaz mı bilmiyoruz, bekliyoruz. Süreç ilerledikçe netleşir. Diyelim ki hücresinden çıkarıldı, daha büyük odaya alındı, sağlık tedavisi daha kapsamlı şekilde yapılmaya başlandı. Bu olursa halkın bilmesi lazım. Bu önemli bir şey çünkü.”

"Hastaların serbest bırakılması maddesinden Öcalan'ın da yararlanıp serbest kalacağı iddiaları var?" sorusuna da cevap veren Demirtaş, "MHP milletvekili dile getirmiş. Öyle bir yasa zaten var, yeni bir tartışma değil ki bu. Tutuklu ve hükümlülerin hasta olması durumunda Adli Tıp Kurumundan tahliyeye ilişkin rapor alabiliyorlar. O yasa zaten var. Olacaktıysa eğer bugüne kadar hükümet şu veya bu şekilde gündeme taşırdı. Ama ne adada, ne hükümette öyle bir tartışma var, ne yeni bir yasa hazırlığı var. Uydurmuş, kendi kendine senaryo çiziyor" dedi./anf
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.