Bu haber kez okundu.

Başka Bir Depremin Mi Olması Gerekiyor?
İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, Van depremi üzerine açıklama yaptı.

Van depremi üzerinden iki yıl geçtiğinin ifade edildiği açıklamada: "Peş peşe yaşanan iki deprem Türkiye`nin içinde bulunduğu vahim tabloyu görünür kılmakla kaldı, yapı stokunun haldeki durumunun güvenli olmaktan ne kadar uzak olduğunu, afet sonrası "yara sarma" şeklinde özetlenebilecek çalışmaların bile yetersizliğini gözler önüne serdi." denildi.

Türkiye Cumhuriyeti, Vanlıların en temel ihtiyacı olan barınma sorununu çözemedi

Vanlılar ilk kışı zor şartlarda geçirdi. Şanslı olanlar konteynırlarda kalmaya başladı, ancak konteynırların alt yapı sorunları hayatı çekilmez kıldı.

Alelacele yapılan Toki konutlarının taşıdığı aksaklık ve olumsuzlukların hayatı hangi düzeyde zorlaştırdığına ve Vanlıların 2012`nin kış aylarını da zorlu şartlarda geçirdiğine dair haberler basında yer aldı. Kaldı ki Toki konutlarından kiracılar yararlandırılmaması, pek çok kiracıyı konteynırlarda yaşamaya zorunlu bıraktı. Türkiye Cumhuriyeti, Vanlıların en temel ihtiyacı olan barınma sorununu çözemedi.


Van'da hala konteynırlarda yaşayanlar var

Şimdi Van, depremden sonra üçüncü kışı yaşamaya hazırlanıyor. Depremin üçüncü yılında Van`da hâlâ konteynırlarda yaşayanlar var.

Kamuoyunun malumudur: Van`da günlerdir açlık grevi yapılıyor. Çünkü siyasi iktidar, konteynırlarda yaşayanları sokağa atmak istiyor. Bunu sağlamak için, konteynırlara elektrik ve su vermiyor, hizmet götürmüyor.

Bir grup Vanlının hâlâ konteynırlarda yaşaması bile başlı başına bir drama işaret ederken, konteynırların boşaltılmak istenmesini anlamak ve kabul etmek mümkün müdür? Devlet, vatandaşının sorununu çözmekle mükelleftir ancak ne yazık ki bu sorumluluk anlaşılmaz bir biçimde yerine getirilmekte, Vanlılar sokağa, çaresizliğe, çetin kış şartlarında yaşamaya mahkûm edilmektedir.

Van depremleri Türkiye için bir turnusol görevi görmüştür. 1999 depremlerinden ders alınıp alınmadığı Van depremleriyle açığa çıkmıştır. Türkiye güvenli yapı üretimini sağlayamamış, yapı denetim sistemini işlevli hale getirememiş, afet sonrası faaliyetlerde sınıfta kalmıştır.

Güvenli ve sağlıklı yapı üretilmesinin 'olmazsa olmazı` olarak kabul edilen yapı denetimi işlevli hale getirilememiş, binlerce konut üreten Toki, Kiptaş gibi kurumlar denetim dışına çıkartılmış, yapı denetiminin kamusal özelliği törpülenmiş, denetim piyasa ilişkilerinin acımasızlığına terk edilmiştir.

Son dönemde gerçekleştirilen değişikliklerin tek bir sonucu olmuştur: Yapı üretim ve denetim süreci kuralsızlığa, başıbozukluğa ve niteliksizliğe mahkûm edilmiştir. Bu sonuç, bir deprem ülkesi olan Türkiye açısından cinayete davetiye çıkartmaktır. 1999 depremlerinin bir bütün olarak yapı üretimi ve denetimi konusundaki zaafları açığa çıkardığı gerçeği görülebilseydi, inanıyoruz ki Van depremlerinin yıkıcı etkisi kayda değer düzeyde aşağıya çekilebilirdi. Türkiye bir deprem ülkesidir.

Açıklama yapan İnşaat Mühendisleri Odası şu soruyu sordu: "Van depremlerinden ders alınıp alınmadığını görmek için bir başka depremin olması mı beklenecektir?"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.